Türkiye'deki Fay Hatları


Türkiye'deki Fay Hatları

Alp-Himalaya kıvrım kuşağında bulunan Anadolu'nun büyük bir bölümü birinci ve ikinci derece deprem kuşağında yer alır. Bu durum Anadolu'nun jeolojik gelişimini henüz tamamlamadığını gösterir. Bu nedenle de çok fazla tektonik deprem meydana gelmektedir. Türkiye, üç büyük levhanın etkisi altındadır. Bu levhalar; Avrasya, Afrika ve Arap levhalarıdır. Anadolu'nun büyük bir kısmının yer aldığı Anadolu levhası, Avrasya levhasının bir bölümüdür.

Bu levhalar arasındaki etkileşim şöyledir: Afrika levhası, Akdeniz'de Helenik-Kıbrıs Yayı denilen bölgede, Avrasya (veya onun bir parçası olan Anadolu) levhasının altına dalar. Arap levhası ise Kızıldeniz'deki açılma nedeniyle kuzeye doğru hareket eder ve Anadolu levhasını sıkıştırır.

Bu sıkıştırma sonucu Bitlis Bindirme Zonu (Bitlis Kenet Kuşağı) oluşmuştur. Sıkıştırma halen sürdüğü için, Anadolu Levhası kuzey ve güneydeki fay hatları boyunca batıya doğru hareket eder. Anadolu Levhasının kuzey sınırı, bir bölümünde 17 Ağustos depreminin oluştuğu Kuzey Anadolu Fayı'dır. Güney sınırını ise, Helenik-Kıbrıs Yayı ile Doğu Anadolu Fayı oluşturur.


Kuzey Anadolu Fay Kuşağı (KAF):

Dünyanın en hızlı hareket eden ve aktif yanal atımlı faylarından biridir. KAF sistemi, Anadolu Levhası'nın, güneyde Arap Levhası (senede 25 mm.'leri bulan hızlı sıkıştırma hareketi ile) ve kuzeyde (neredeyse hiç hareket etmeyen) Avrasya Levhası'nın arasında kalması ve bu sebeple batıya doğru açılma şeklinde hızla hereket etmesi sebebiyle yüksek sismik aktivite göstermektedir. Örneğin; 1999'daki Gölcük ve Düzce depremleri bu aktivitenin bir sonucudur.

Batı Anadolu Fay Kuşağı (BAF):

Ege Bölgesi'ndeki Bakırçay, Gediz, Küçük Menderes ve Büyük Menderes çöküntü ovaları boyunca uzanan bazı diri fay hatları bulunmaktadır. Bu fay hatlarına uyum gösteren deprem kuşağı; Ayvalık, Dikili, İzmir, Aydın, Denizli, Isparta ve Akşehir'i içine alır. Ayrıca; Burdur, Acıgöl havzalarının kenarlarında ve Sultan Dağları'nın kuzey eteklerinde faylar uzanmaktadır. Bu faylar boyunca zaman zaman depremler olmaktadır.

Doğu Anadolu Fay Kuşağı (DAF):

Kuzeydoğuda Karlıova üçlü eklem noktası ile güneybatıda Karataş-Adana arasında uzanan Kuzeydoğu gidişli 30 kilometre genişliğinde, 700 kilometre uzunluğunda yanal doğrultu atımlı fay sistemidir. Bu fay sisteminin yakın geçmişte oluşan Muş-Varto depremi gibi gelecekte büyük depremler oluşturma tehlikesi bulunmaktadır.

Marmara Fayı diye bir fay var mıı

Evet, Marmara Fayı diye bir fay var. Aslında bu fay, daha önce bahsettiğimiz Kuzey Anadolu Fayı'nın devamı. Kuzey Anadolu Fayı, İzmit Körfezi'nden denize giriyor ve o noktadan itibaren bir sualtı fayı olmaya başlayarak Marmara Fayı adını alıyor. Bu fay, biraz da zikzaklar çizerek Marmara Denizi'ni bir uçtan diğerine kat ediyor ve sonra Marmara Denizi'ni terk edip Ege Denizi'ne giriyor, orada birkaç kola ayrılıyor. Arka sayfadaki görselde Marmara Denizi'nin bir haritasını ve içinde de kırmızı bir çizgi olarak Marmara Fayı'nı görebilirsiniz. Tarihte Marmara'da olan büyük depremlerin son ikisi 1509 ve 1766 yıllarında gerçekleşti. Marmara Fayı'nın orta kısmının en son 1766 Depremi'nde kırılmış olduğunu tahmin ediyoruz. 1509 İstanbul Depremi'nde ise fayın büyük kısmının kırılmış olabileceği sanılıyor, çünkü bu, çok büyük bir depremdi. Bu depremlerin büyüklüğü konusunda tamamen emin olamamamızın nedeni, bu eski tarihlerde sismometrelerin henüz icat edilmemiş olması ve bu nedenle de bu depremlerle ilgili elimizdeki verilerin çok sınırlı olmasıdır.

Kaç çeşit fay vardırı

Temel olarak üç tür fay vardır ve ülkemizde de her üç türden bir sürü fay bulunur.

Dogrultu Atımlı Fay

Bu tür fay düzlemleri, yeryüzünde 90 dereceye yakın dik bir konumda olan ve yerin içine doğru hafifçe eğimlenen yalnızca yatay atımın oluşturduğu yanal atımlı faylardır. Bu faylar, atımlarina öre sağ ya da sol yönlü olabilirler. Kuzey Anadolu Fayı, sağ; Doğu Anadolu Fayi ise sol yönlü doğrultu atımlı faylardir.

Örneğin 1999 İzmit ve Düzce depremlerinin olduğu fay, yani Kuzey Anadolu Fayı ve Doğu Anadolu Fayı doğrultu atımlı faylardır. Böyle faylarda hareket fay çizgisi boyunca olur.

Normal Atımlı Fay

Bu tür faylarda fay düzleminin bir tarafindaki blok yükselirken diger tarafındaki düşerek uzaklaşır. Burada hareket yine göreceli olarak gelişmektedir. Bir başka değişle, bir blok yükselirken diğeri yerinde durabilir yada bir taraf yerinde dururken diğer taraf düşebilir. Örneğin; 1970 Gediz ve 1995 Dinar depremi ile ilgili faylar bu türden normal atımlı faylardır.

Ege Bölgesi'ndeki fayların çoğu, 1995 Dinar Depremi'nin olduğu fay gibi normal faydır. Böyle faylar bir kâğıdın iki taraftan çekilerek yırtılması gibi 'çekme' kuvvetleri nedeniyle yırtılır.

Ters Atımlı Fay

Bu tür faylar da düşey atımlı faylar olup, yalnizca fay düzlemi boyunca hareket eğim yönüne göre ters yönde olmakta ve bloklar birbirine göre yaklaşmaktadır. Örneğin; 1975 Lice depremi ile ilgili faylar ters atımlı faylardır.

2011 Van Depremi birbirine bakan bir ters fay çifti üzerinde oldu. Bu tür faylar da normal fayların aksine, ittirme (sıkışmayla) oluşur.

Verev (Oblik) Atımlı Fay

Fay düzlemi boyunca ortaya çıkan hareketin hem düşey hem de yatay yönde olduğu faylardır.